SORU: DİNO-KUŞ OLARAK ÖNE SÜRÜLEN ARCHAEORAPTOR LIAONINGENSIS'İN SAHTEKARLIK OLDUĞU DOĞRU MU?

BİLİMİN CEVABI: EVET DOĞRU. YAPIŞKAN VE HARÇ KULLANILARAK KEMİK VE TAŞTAN OLUŞAN FOSİL, KUŞ BEDENİNE DİNOZOR KUYRUĞU EKLENMESİ İLE ÜRETİLDİ. SÖZDE EVRİM DELİLİ OLARAK BASINDA BOLCA YER ALAN FOSİL, İKİ SENE SONRA "DİNO-KUŞ PALAVRA ÇIKTI" İFADELERİ İLE DUYURULDU.


Hayali bir çizimle sözde "Kayıp Halka" olarak duyurulan Archæoraptor liaoningensis adlı fosilin sahte olduğu anlaşıldı.

National Geographic dergisinde, 125 milyon yıl önce yaşadığı söylenen ve Archæoraptor liaoningensis ismi verilen bir sözde dino-kuş fosili duyuruldu. Ancak tüm dünyaya büyük evrim delili olarak gösterilen bu fosilin sahte olduğu, bir dinozor kuyruğunun bir kuş bedenine eklenmesiyle oluşturulduğu ortaya çıktı.

Archæoraptor liaoningensis, dinozorlar ile kuşlar arasında bir geçiş formu olduğu iddia edilen sahte bir dino-kuş fosiliydi. Bu canlının kalıntıları Çin'in Liaoning eyaletinde bulundu. Daha sonra bilim adamları bu fosili analiz edip onaylamaları için çağrıldıklarında, fosilin doğruluğu hakkında bazı şüpheler meydana geldi. Fosilde, Çin'den kanunsuz yollarla kaçırılan benzer örneklerde sıkça rastlandığı gibi oynamalar olduğu tespit edildi. Ancak tüm bunlar göz ardı edilerek, fosil, Amerikalı bir müze işletmecisi olan ve bilimsel bir çalışması olmayan Stephen Czerkas tarafından, Çinli bir karaborsa satıcısından 80.000 $'a satın alındı ve kanunsuz yollarla ihraç edildi.

Stephen Czerkas bundan sonra fosilin basında yer alması için bilimsel dergilere başvurdu. Başvurduğu iki ünlü dergi, Nature ve Science, fosil bilim kurullarında ön incelemeye tabi tutulmadan raporu yayınlayamayacaklarını belirttiler. Ancak bu fosili yayınlatmakta kararlı olan Czerkas, itirazları göz ardı ederek evrim teorisine sağladığı destekle bilinen National Geographic dergisine teklifini sundu.

Çin kanunlarına göre ülke sınırları içinde bulunan fosillerin yurt dışına çıkarılması kesinlikle yasaktı ve fosil kaçakçılığı kimi zaman idamla sonuçlanabilen ağır ceza kapsamındaydı. National Geographic dergisi bu durumu çok iyi bilmesine rağmen Çin'den kaçak yollarla çıkarılan bu fosili kabul etti. 1999 senesinin Ekim ayında National Geographic Derneği'nin merkezinde yapılan bir basın açıklamasıyla fosil medyaya tanıtıldı. Bir dinozor-kuş masalının anlatıldığı 7 sayfalık resimli haber, National Geographic dergisinin Kasım sayısında kapaktan verildi. National Geographic dergisi, kuşların dinozorlardan evrimleştiği iddiasının artık sağlam bir fosil kanıtına dayandığını ileri sürüyordu. Makaleyi kaleme alan National Geographic yazarı Christopher P. Sloan, fosil hakkında yaptığı yoruma o kadar inanmıştı ki, "insanların memeli olduğunu nasıl kendimizden emin şekilde söyleyebiliyorsak, artık kuşların theropod(dinozor) olduğunu da aynı şekilde söyleyebiliriz" diyordu.

125 milyon yıl önce yaşadığı söylenen bu türe, hemen bilimsel bir isim de verildi: Archæoraptor liaoningensis. Ayrıca fosil National Geographic Müzesi'nde sergilenerek, milyonlarca kişiye evrimin kesin bir kanıtı gibi sunuldu. Kansas Üniversitesi'nden paleontolog Larry Martin, söz konusu "tüylü dinozor" iddiası hakkındaki zorlama yorumları ve taraflılığı "Yazıyı yazanlar için, tavuk bile tüylü bir dinozor olabilir." şeklinde yorumladı. www.cnn.com, 24 Haziran 1998

Archæoraptor liaoningensis fosilinin dinozorlar ile kuşlar arasındaki kayıp halkayı oluşturduğu iddiası, fosilin sahte olduğunun ortaya konmasıyla bir skandala dönüştü. Bu gerçek Mart 2001'de ortaya çıktı:
Archæoraptor diye bir ara tür hiç yaşamamıştı. Yapılan bilgisayarlı tomografi taramalarında fosilin üzerinde en az iki farklı tür canlıdan parçalar olduğu tespit edildi. Archæoraptor sürüngene benzer kuyruğa sahip ve kuşa benzer bir gövdesi bulunan, sonradan ustaca biraraya getirilmiş bir yapay fosildi. Böylece Archæoraptor, literatürden çıkarılarak, diğer evrim sahtekarlıkları arasında tarihteki yerini aldı. İddialarına yüz elli yıldır kanıt bulamayan Darwinizm, bir kez daha özel olarak üretilmiş sahte fosillerle birlikte anılmış oluyordu.

Birçok makalede Archæoraptor ile Piltdown Adamı yan yana anılır. Bunlar ayrı ayrı fosil sahtekarlıkları olmalarına rağmen, aralarında önemli bir benzerlik vardır. 1912 yılında, "Piltdown Adamı" kafatası, bilim çevreleri tarafından gerçek bir fosil olarak kabul edilmişti. 40 yıl boyunca tüm dünyaya "insanın evrimi" iddiasının en büyük kanıtı olarak gösterildikten sonra, bir sahtekarlık ürünü olduğu ortaya çıkmıştı. Archæoraptor fosili ise bu kadar ileri gidemedi, çünkü bazı bilim adamları fosile başlangıçtan beri güvenmediler ve bu konuda haklı çıktılar.

Bu sahte fosilin -Archæoraptor liaoningensis- sözde özellikleri ise şöyleydi: Hindi büyüklüğündeki bir kuş fosiline, theropod bir dinozor fosiline ait kuyruk eklenmişti. Bu kuyruğun sözde Kretase dönemine (142-65.5 milyon yıl öncesi) ait olduğu söylendi. İki ayağı üzerinde yürüyen bu canlının kemiklerinin içi boştu, tüyleri ve uzun bir kuyruğu vardı. Bu kuyruk ise başka bir fosilden alınmıştı. Bu et yiyicinin keskin pençeleri ve dişleri de vardı. Tamamı tüyle kaplı bu canlının uzun kuyruğu ise bir dromaeosaurid theropod bir dinozora aitti. Omuz kemeri ve göğüs kemikleri günümüz kuşlarınınki ile aynıydı, bu da uçabildiğini gösteriyordu.


16 MART 1999 TARİHLİ GAZETE HABERLERİ VE SAHTE DİNO-KUŞ FOSİLİYLE YAPILAN EVRİM PROPOGANDASI

 

2 YIL SONRA …. 29 MART 2001 TARİHLİ GAZETE HABERİ İLE DUYURULAN GERÇEK

Aralarında üç paleontoloğun da bulunduğu bir grup araştırmacı, bilgisayar tomografisinin yardımıyla Archæoraptor liaoningensis sahtekarlığını kanıtladılar. Bu sözde dino-kuş fosilinin Çinli kaçakçılar tarafından, yapışkan ve harç kullanılarak 88 kemik ve taştan oluşturulduğu ortaya çıktı.

Oysa bu fosilde dinozor ve kuş özellikleri kasıtlı olarak biraraya getirilmişti ve beş farklı canlıya ait parçaların, birbirine ustaca eklenmesiyle sağlanmıştı. Çinli amatörler, yapışkan malzeme ve çeşitli harçlar kullanarak 88 kemik ve taştan bir dino-kuş oluşturmuştu. Nihayet 1999'da, ortaya atılan "dino-kuş fosili"nin gerçekte bir sahtekarlık ürünü olduğu, bir sürüngen omurgasına kuş iskeleti parçalarının yapıştırılmasıyla üretildiği ortaya çıktı. Böylece önceleri "Kanatlı Dinozor Bulundu" ve "Uçan Dinozor Bulundu" başlıklarıyla yayınlanan haberler, yerini "Dino-kuş Palavra Çıktı" başlıklarına bıraktı. Fosilin adı da önceki Piltdown Adamı sahtekarlığına atıfta bulunularak, ünlü bilim dergisi New Scientist tarafından "Piltdown Kuşu!" olarak anılmaya başlandı. (Jeff Hecht, "Piltdown Bird", New Scientist, cilt 165, no. 2223, 29 Ocak 2000, s. 12) 29 Mart 2001 tarihli bazı günlük gazetelerde ise evrim teorisi adına önemli bir itiraf yer aldı. Örneğin Hürriyet gazetesinin "Dino-Kuş Palavra Çıktı" başlıklı haberinde şöyle yazmaktaydı:

National Geographic dergisinin Kasım 1999'da kuş ile dinozor arasındaki eksik halka olduğunu duyurduğu, hakkında bilimsel makaleler yazılan hayvanın sahte olduğu anlaşıldı. 'Archæoraptor liaoningensis' adı verilen hindi büyüklüğündeki dino-kuşun iskeletinin başka hayvanlara ait kemiklerden biraraya getirildiği ortaya çıktı. Evrim teorisinde önemli bir eksikliği aydınlattığı varsayılan dino-kuşun 125 milyon yıl öncesine ait olduğu, Çin'in Liaoning eyaletinde bulunduğu öne sürülüyordu. Tüylü vücudu bir kuşa benziyor, ancak uzun, kemikli kuyruğu et tüketen dinozorları çağrıştırıyordu. İngiliz haftalık bilim dergisi Nature'ın bugünkü sayısında yayınlanan bir inceleme dino-kuşun palavra olduğunu gözler önüne serdi. Aralarında üç paleontoloğun da bulunduğu bir grup araştırmacı, bilgisayar tomografisinin yardımıyla sahtekarlığı kanıtladılar. Dino-kuş aslında Çinli kaçakçıların eseriydi... Kaçakçılar yapışkan ve harç kullanarak 88 kemik ve taştan dino-kuş oluşturmuştu. Archæoraptor'un ön kısmı tek bir kuşa ait fosildi, ancak dinozorun kuyruğuyla birlikte beden kısmında dört ayrı türden kemikler vardı. Dino-kuşun bilgisayarda taranması kuş iskeletinin daha önce bilinmeyen türlere ait olduğuna, dino kısmının ise küçük dinozorların yeni türüne işaret etti. ("Dino-Kuş Palavra Çıktı", Hürriyet, 29 Mart 2001)
National Geographic dergisi ise bu sahtekarlık hakkında, çok kısa bir açıklama yayınlamakla yetindi.

Pekin Çin Bilimler Akademisi'nden omurgalılar paleontoloğu Xu Xing'in bu açıklaması derginin gözlerden uzak sayılabilecek bir yerinde -forum bölümünde- yer almaktaydı. Xu Xing'in mektubu şu ifadeleri içermekteydi:

Özel bir koleksiyonda bulunan yeni tüylü bir dromaeosaur fosilini inceledikten ve Archæoraptor olarak bilinen fosille karşılaştırdıktan sonra, Archæoprator'un, birçok parçadan oluştuğu sonucuna vardım. İki fosilin kuyruk kısımları birbirinin tıpatıp aynıdır, fakat fosil üzerindeki diğer unsurlar Archæoprator'dan çok farklıdır. Aslında daha çok Sinornithosaurus'a benzemektedir. Ne kadar inanmak istemesem de Archæoraptor bir dromaeosaur kuyruğundan ve kuş vücudundan oluşuyor görünmektedir.  Xu Xing, "Response to 'Feathers for T. rex?'", National Geographic, cilt 197, no. 3, Mart 2000

Xu Xing, New Scientist'e yaptığı açıklamasında ise "Archæoraptor'un, bir kuş gövdesinden ve dinozor kuyruğundan oluştuğu konusunda şüphe yoktur." demektedir. Kansas Üniversitesi'nde fosil kuşlar üzerine uzman olan Larry Martin ise, fosilleri ilk bulan Çinli çiftçilerin dinozor fosiline ait parçayı, kuş fosiline yapıştırdığını savunarak, "Dinozora ait kısmı kesip attığınızda, büyük olasılıkla ilginç bir kuş olacaktır" demektedir. Üstelik L. Martin, bu fosil parçalarının belki de günümüz kuşlarının en eski örneklerinden biri olabileceğini düşünmektedir. Jeff Hecht, "Piltdown bird", New Scientist, cilt 165, no. 2223, 29 Ocak 2000, s. 12

Nitekim Pekin'deki Omurgalı Paleontoloji ve Paleoantropoloji Enstitüsü'nden Zhonghe Zhou ve Fucheng Zhang ile New York'taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nden Julia A. Clarke, Archæoraptor fosilini Yanornis martini türündeki eski dönemlere ait bir kuş ile karşılaştırarak bir değerlendirme yaptılar. Ekibin raporuna göre bu sahte fosilin ön yarısındaki bacakları, parmakları ve gagasının ucu, boyut ve anatomik yapısı açısından Yanornis martini kuşunun fosiline çok benzemekteydi.

Kısacası Archæoraptor, evrim teorisi için medyatik bir propaganda malzemesi olarak kullanılmış bir sahtekarlıktı. Kuş fosilinin üzerine dinozorlara ait birkaç parçanın eklenmesi ile oluşturulan bu sahte fosil, aynı zamanda evrimcilerin çaresizliklerinin de bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Yüz yılı aşkın bir süredir yapılan tüm çalışmalara rağmen tek bir ara geçiş fosilinin bulunamaması ve öne sürülen fosilerin de aralarında büyük morfolojik farklar bulunan özgün türlere ait olması, evrimcileri bir kez daha çıkmaza sokan bir durum olmuştur.

Darwinistler gerçeklerle yüzleşmekten kaçtıkları sürece, sahtekarlıklarla ayakta tutulmaya çalışılan bir teorinin savunucuları olmaktan öteye gidemeyeceklerdir.